KİTAP
Kabalık Çağı
Toplumsal sarsıntılar karşısında bile kabuğundan sıyrılamayan, başkalarıyla kader ortağı olduğunu unutmuş insan, hissizliğe gömüldüğü kış uykusundan uyanıp başkalarıyla empati kurarak demokrasiyi baştan filizlendirebilir mi?
Neoliberalizm kıskacında, iyisiyle kötüsüyle yaşadığı her şeyin tek sorumlusu ilan edilen birey, mükemmeliyetçilik beklentisi ile yetersizlik hisleri arasında sıkışmış durumda. “Her koyun kendi bacağından asılır” şiarıyla girdiği yarışta bir yandan kendini pazarlarken diğer yandan başkalarının celladına dönüşüyor. Ne var ki içini kemiren o “yeri doldurulabilir olma” hissinden kurtulamıyor.
Renata Salecl acımasızlığı huy edinmiş, kabalığın meziyet sayıldığı günümüz dünyasını masaya yatırıyor; önündeki dev aynasından ötesini göremez, “ben” demeden iki kelam edemez hale gelmiş, ölçüsüz hırsları, sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları gözler önüne seriyor. (Tanıtım Bülteninden) Metis Kitap / 144 sf / Haziran 2026
Dikkat çeken yeniler:
ALBÜM
Hakan Kurşun / Kaos

Besteci, müzisyen ve müzik yapımcısı Hakan Kurşun’un 1996 yılında RAKS – S Müzik tarafından yayımlanan Kaos albümü, 30. yılında ilk kez LP formatında müzikseverlerle buluştu. Pb Müzik Yapım Ltd. tarafından hazırlanan, ilk baskısı 500 adet olan albüm, seçili plak mağazalarında ve çevrim içi satış noktalarında yerini aldı.
On parçadan oluşan Kaos, Kurşun’un bütün enstrümanlarını kendisinin çaldığı, kayıt ve müzik yapımını tek başına üstlendiği bir çalışma. Yeni LP baskısı için mastering işlemi de sanatçı tarafından gerçekleştirildi.
Albümdeki on bestenin tamamı Kurşun’a ait. “Kimsin” dışındaki şarkıların sözlerini de sanatçı yazdı; “Kimsin”in sözlerini ise babası Kublay Kurşun kaleme aldı.
Ruhu doyuran yeniler:
FİLM

Otis Kasırgası'nın Tam Ortasında
Netflix kütüphanesine yeni eklenen film, 2023 yılının Ekim ayında Meksika'nın Acapulco kentini felç eden ve Kategori 5 şiddetiyle aniden karaya vurarak büyük bir yıkıma yol açan kasırganın gerilim dolu insan hikayelerini gözler önüne seriyor. Belgesel estetiğindeki yapım, doğanın ve felaket anlarının insan psikolojisi üzerindeki ezici gücünü ve hayatta kalma mücadelesini ekranlara taşıyor. Kasırgada bile çalışmak zorunda kalan yerli halk ile turizm sektörü sekteye uğramasın diye halkı ölüme gönderen patronlar arasındaki sınıfsal farkı da gözler önüne seriyor.